• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
Ardahan'dan Haberler
Ardahan'dan Haberler
3 Kasım 2010 / Çarşamba
**Günlük/Güncel haberlerimiz Okumak İçin TIKLAYINIZ
www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ardahan Hayvancılıkta Pilot Bölge İlan Edilmeli!..

 

Kars Sanayici ve İşadamları Derneği (KASİAD) Başkanı Ali Nail Çelik, Kars-Ardahan platosunun hayvancılıkta pilot bölge ilan edilmesi için hükümete çağrıda bulundu. Çelik, Kars'ın 1980'li yıllardan sonraki 'Satılık Şehir' imajını 1990'lı yıllardan sonra yıktığını vurgulayarak, "90'yı yıllarda Organize Sanayi Bölgesi tarla idi. Ardından altyapı çalışmaları başladı ve bizler de destek olduk. Şu anda ise 39 süt işleyen tesis, 2 yem, 1 tekstil, 11 orman ürünleri işletmeleri var. Bunlar Kars'a 11 yılda kazandırıldı. Şehir merkezinde de özel sektör yatırımları arttı. Binalar bile değişiyor, restorantlar, oteller yapılıyor. Bunlar da memleket sevdasıyla oluyor." diye konuştu. Kars kent nüfusunun 70 binlerde seyretmesinin Kars'ın kabuğunu kırmasına engel olduğunu ifade eden Çelik, nüfusun bir şekilde 100 binlere getirilmesi gerektiğini kaydetti. Kars'taki yapılaşma, Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu'nun 20213 yılında teslim edilecek olmasının kentteki yatırımcılara umut verdiğinin altını çizen Çelik, "BTK Demiryolu Kars'ın ekonomik bağlantısıdır. Kars'a defo ve antrepoların yapılması konusunda da şunu söyleyeyim: Bunu işadamları bile yapabilir. Devlet yer gösterir, işadamı da yapar. Deponun Erzurum'a kurulması ise şudur: Devlet Demir Yolları'nın Demiryolu Şehri projesi kapsamında Erzurum'a depo yapılıyor. Oysa serbest bölge özel teşebbüsün girişimleriyle olur. Şimdiden valilik öncülüğünde yer belirlenmelidir. Bunun örnekleri de diğer illerde vardır. Özel idare öncülüğünde bir şirket kurulur, bir isim bulunur, arsa belirlenir ve adım atılır. Hazine arazileri var. Bunların birinin üzerine kurulabilir." dedi. Köylünün sürekli göç derdinde olduğunu, üç-beş kuruş kazandığında büyük kentlere gittiğini dile getiren Çelik, bunun önüne geçilmesiyle kentteki ekonominin de canlanacağına inandığını vurguladı. Kars'ta hayvan sayısının yeterli olduğunu, fakat 1990'a oranla düştüğünü ifade eden Çelik, et fiyatlarının ise yükseldiğini anlattı. "Et fiyatlarının artması 10 yıldır para etmeyen hayvancılığın patlama noktasıydı." diyen Çelik, "Bir ürün para etmiyorsa 10 yılda patlar. Et fiyatları da öyle olmuştur. Bunda etkenlerden biri de üretici olan köylünün göç edip tüketici konumuna düşmesidir. Anadolu'da üretimi teşvik etmek gerek. Anadolu'daki köyler Türkiye'yi doyurur. Kalkınma ajanslarının varlığı da bugünlerde önemlidir. Yeni teşviklerin gelmesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı. "Kars ve Ardahan HAYVANCILIKTA PİLOT BÖLGE İLAN EDİLMELİDİR" Kars-Ardahan platosunun hayvancılıkta pilot bölge ilan edilmesi gerektiğinin altını çizen Çelik, şöyle dedi: "Hayvancılıkla ilgili kurumlar, kuruluşlar ve firmalar olarak hayvancılık alanında bu bölgenin pilot bölge olarak hayata geçirilmesini istiyoruz. Kars-Ardahan platosu Hayvancılık Cazibe Merkezi ilan edilmelidir. Bu bölge organik tarımın merkezi yapılmalıdır. Hükümet bunu ilan eder, destekleri buraya verirse bu bölge 5 yılda kalkınır ve Türkiye'nin bütün et ihtiyacını karşılar. Bu ülke kendi etini üretmelidir. Bu konuda destek bekliyoruz."

 

**Okullarımız temiz değil ..

Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın temizlik ve hijyen açısından belli kriterler gözönüne alarak denetlediği ve puan verdiği 44 bin 115 ilk ve ortaöğretim okulundan sadece yüzde 8.55'ine denk gelen 3 bin 771'i, beyaz bayrak alabildi. Beyaz bayrak, yeterli ve kaliteli eğitim almış sağlıklı nesiller yetiştiren, toplum sağlığını koruyan, yaşam kalitesini yükseltmek ve okul sağlığının iyileştirilmesi konusunda gayret gösteren anaokulu, ilköğretim ve ortaöğretim okullarına veriliyor. En fazla istanbul ve (3 bin 77 okuldan 470'i), izmir'den (1564 okuldan 323'ü) okullar beyaz bayrak almaya hak kazanırken, Ardahan'da hiçbir okul beyaz bayrak alamadı.                   Haber/Foto: EgitimGazetesi.com

 

**Cumhuriyet’in tabelaları Cumhireyetten sonra geliyor!

Geçtiğimiz gün  87. Yıl Dönümünü kutladığımız Cumhuriyet’in geçmiş yıllarda ki yıl dönümlerinde yaptırılan resmi tabelaların büyük bölümünün eski yıllara ait olduğu görülüyor. Üzerinde yıllar geçmesine karşın değiştirilmeyen Ardahan’da ki Cumhuriyet tabelalarının adeta Cumhuriyete bakışımızı ortaya koyar gibi,

 

**Emniyet’i Yurt yaptılar ..

Ardahan'da yaşanan yurt sıkıntısının aşılması için ellerinde geleni yapmaya çalışan idareciler ortaöğretim öğrencileri ile birlikte barındırdıkları üniversite öğrencilerine yeni bir yer daha buldular. O da İl Emniyet Müdürlüğü .. İl'de yaşanan öğretmen sorununu aşmak için geçtiğimiz yıl polisleri okullara vekil öğretmen olarak atayan idareciler bu yılda üniversiteye bizzat kendileri öğretim üyesi olarak görev alırlarken Azerbaycan ve diğer ülkelerde Ardahan Üniversitesi'nde okumaya gelen öğrencilerin yurt sıkıntısını da ilginç bir yol ile aşmaya çalıştıkları görüldü. Yeni binasına taşınan Ardahan İl Emniyet Müdürlüğünün eski İl Emniyet müdürlüğünün bir bölümüne koyulan ranzalarla yatakhaneye çeviren Ardahanlı idareciler çoğu yabancı öğrenci olmak üzere 36 öğrenciyi İl Emniyet Müdürlüğünün levhasının halen asılı durduğu binada barındırmaya başladılar. Polis noktasında geçip, yatak haneye çevrilen eski Asayiş İl Müdürlük katına gidip, yatan Ardahan Üniversitesi'nin öğrencileri kalacak yer bulmanın keyfini yaşarlarken, yattıkları yerin güvenli olmasından da bir hayli memnun oldukları öğrenildi. Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl polisleri vekil öğretmen yaparak öğretmen açığını kapatmaya çalışan Ardahanlı idareciler bu yılda Emniyet Müdürlüğünü yurt yaptıkları üniversite öğrencilerine vali yardımcılığının yanı sıra öğretim üyeliği de yaptıkları biliniyor. Ardahan Vali Yardımcısı Ahmet Karatepe'nin hukuk, Ardahan Üniversitesi Rektörünün edebiyat derslerine girdiği Ardahan Üniversite öğrencilerinin büyük bölümü Yurt-Kur'a ait öğrenci yurdunda ortaöğretimde okuyan öğrencilerle birlikte kalmaktalar.

 

**Mayın için Göle’de ilan, Çıldır’da duyuru!

 

Türkiye'nin sınır kenti Ardahan'da ki sınırlar da bulunan mayınlar tehlike yaratmaya devam ediyor. Göle ilçesinde terk edilmesine karşın çevresinde ki mayınların temizlenmediği cephaneliğin etrafındaki mayınlar için yazılı bildirilerle halkı uyaran Askeri yetkililer geçtiğimiz günde Ardahan - Ermenistan sınırında 9.5 kilometrelik alanın mayınlı olduğunu belirtip, mayınların en çok bulunduğu Çıldır'da da aynı uyarıyı yaptı. Alınan bilgilere göre Çıldır ilçesinin Türkiye ve Ermenistan sınırında, askeri yasak bölgede 15 adet mayın tarlasının var olduğu bildirildi. Belediyeden yapılan anonsta, ''Geçmiş zamanlarda döşendiği bildirilen ve belirli askeri yasak bölgelere döşenen mayınlar. Belediyenin yaptığı anonsta ''Hudut bölgesi güvenliği sağlanması amacıyla geçmiş yıllarda, Ermenistan sınırında 1. ve 2. derece askeri yasak bölgeleri içerisinde 15 adet mayın tarlası döşenmiş bulunduğu, Bu bölgelere halkımızın herhangi bir nedenle yaklaşmaması önemle duyurulur" denildi.

 

**Dikkat Mayın Var!..

 

Dünya’da 78 ülkede 200–215 milyon kara mayını bulunduğu bildirilmekte ve her yıl % 80’i sivil, üçte biri çocuk olmak üzere 20-25 bin kişinin ölümü ya da yaralanmasına neden olduğu bilinmektedir. **Dünya   Dünya’da 78 ülkede 200–215 milyon kara mayını bulunduğu bildirilmekte ve her yıl % 80’i sivil, üçte biri çocuk olmak üzere 20-25 bin kişinin ölümü ya da yaralanmasına neden olduğu bilinmektedir. Mayın yaralanmalarının sadece % 10’u sağlık hizmetine ulaşabilmekte, 300 binden fazla insan mayın yaralarıyla yaşamaktadır. Milyonlarca hektar tarım alanı da kullanılamaz durumdadır. Kamboçya’da her 236 kişiden birinde kara mayınlarına bağlı organ kopmaları gerçekleşmiştir, Afganistan’da ise her 50 kişiden biri kara mayını mağduru durumundadır. Bir mayının maliyetinin 3 Dolar, temizlenmesinin maliyetinin ise 1000 Dolar olduğu bildirilmektedir. Afganistan’da Birleşmiş Milletlerin kurduğu 112 mayın temizleme ekibinin bu ülke topraklarının % 20’sini temizlemesi için öngörülen süre 4285 yıl olarak hesaplanmıştır. Mayınsız Bir Dünyaya Doğru 2008 Raporuna göre, 121 ülke ve bölge, Mayın Yasaklama Anlaşması’nı imzalamıştır. Üç ülke kara mayınları stoklarını kendilerine verilen sürede imha etmeyerek Mayın Yasağı Anlaşması’nı ihlal etmiştir: Türkiye, Yunanistan ve Belarus. Afganistan, Burundi ve Sudan ise stok imhalarını tamamlamış ve 500.000 mayın imha edilmiştir. Sadece iki ülke hükümetinin anti personel mayın kullandığı belirlenmiştir: Myanmar ve Rusya. Her iki ülke de Mayın Yasağı Anlaşması’nın dışında yer almaktadır. Yüz binlerce mayın ve savaştan kalma patlayıcı nedeniyle milyonlarca insan bu silahların yarattığı tehlikelerden ötürü tarlalarını sürememekte, okula gidememekte ya da temel gündelik etkinliklerini yerine getirememektedir. Önceki yıllarda olduğu gibi 2007 yılında da kaydedilen vakaların çoğu sivillerden ve bunların da yaklaşık yarısı çocuklardan oluşmaktadır. **Türkiye Uluslararası Mayın İzleme Komitesi'ne göre, Türkiye anti-personel kara mayınlarını ilk kez 1956 – 1959 yılları arasında "yasal olmayan sınır geçişlerini önlemek" amacıyla kullanmaya başladı. Güneydoğu bölgesinin sınır boyları 1950 yılından sonra mayınlandı. Sınır bölgesinin mayınlanmasının altında yatan neden komşu ülkelerle yapılan kaçakçılıktı. Komite'nin 2003 Türkiye raporuna göre, 1989 ile 1992 yılları arasında da, "terörizmle mücadele çerçevesinde ve sadece güvenlik nedenleriyle", Doğu ve Güneydoğu’daki güvenlik tesislerinin etrafına yaklaşık 40 bin adet yeni mayın döşendi. Türkiye'nin, komşu ülkelerle olan tüm sınırlarında mayın tarlaları bulunuyor. 1996'da yayınlanan Hudut Güvenliğinin Sağlanması ve Gerekli Tedbirlerin Alınması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu 'nda Ardahan - Ermenistan sınırında 9.5 kilometrelik alanın; Hatay-Suriye sınırında 34 kilometrelik alanın mayınlı olduğu belirtildi. Ayrıca, Kars-Ermenistan sınırında 13 adet mayın tarlası bulunuyor. Şanlıurfa'da, tarıma elverişli 140 bin dönüm alan mayınlı. Türkiye'nin BM'ye sunduğu rapora göre en çok mayın Şanlıurfa, Gaziantep ve Ardahan gibi sınır kentlerinde. Buralarda toplam 587 bin mayın döşeli. Hakkâri ve Şırnak'ta 1991 - 1994 arasında 152 bin mayın döşenmiş. Hakkâri'de boşaltıldıktan sonra 34 köy ve 148 mezranın çevresine mayın döşenmiş. Sınır kenti olmamasına karşın Tunceli'de döşeli mayın sayısı ise 10 bin 557. Mayın ve patlayıcı madde olayları yoğun olarak Mardin, Şırnak, Hakkâri, Siirt, Bitlis, Batman, Van ve Bingöl gibi Doğu ve Güneydoğu kentlerinde yaşanıyor. Sınırlardan uzak bazı sivil yerleşim birimlerinde ve güvenlik gerekçesiyle boşaltılan köylerin çevrelerinde de mayın bulunuyor. Türkiye, Ottowa Sözleşmesi’ni 2003 yılında imzalamıştır ve 2004 yılında da Taraf Devlet olmuştur. Buna göre Türkiye, 2008 yılı 1 Mart’ına kadar stoklarındaki mayınları imha etme ve 2014 yılına kadar da toprağa döşeli mayınları temizleme, kurbanlara yardım konusunda da gerekli adımları atma yükümlülüğü üstlenmiştir. Türkiye, şu anda stoklarındaki mayınların imhasını tamamlayamayan üç ülkeden birisidir. 2007 sonu itibariyle Türkiye’nin stoklarında 2 milyon 616 bin 770 mayın bulunmaktadır. 2008 yılının Haziran ayında Türkiye, Taraf Devletlere elinde kalan bütün mayınların fünyelerinin çıkarıldığını bildirmiştir. Bu, mayınların imha süreci içinde atılmış önemli ve geri dönüşü olmayan bir adımdır. Ancak, imha süreci tamamlanmamış ve buna ilişkin bir tarih de verilmemiştir. Türkiye, Madde 7 raporuna göre elinde eğitim ve geliştirme amaçlı olarak 15 bin 150 anti personel mayın bulunduğunu belirtmektedir. Bu, Temmuz 2008’e kadar elinde en çok eğitim ve araştırma amaçlı mayın bulunduran Taraf Devlet’in Türkiye olduğunu göstermektedir. 2007 yılı sonu itibariyle Türkiye topraklarında toplam 982 bin 777 mayın bulunduğu, bunun 818 bin 220’sinin anti personel mayın ve 164 bin 497’sinin araç patlatan mayın olduğu bildirilmiştir. Ülkemizde toplam mayın kurbanı sayısı veri toplama mekanizmalarının yetersizliğinden dolayı tam olarak bilinmemekle birlikte 257 kişi anti personel mayın kurbanı olup, 53’ü hayatını kaybetmiş, 204’ü ise yaralanmıştır.

 

**Referandum Bitti, Tartışama Bitmedi..

DSP: 'Saffet Kaya hangi hizmet karşılığında evet istedi?’

Referandum öncesi hayır kampanyası yürüten Demokratik Sol Parti Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç'tan AKP'li vekile tepki. Morkoç yaptığı yazılı açıklamada Saffet Kaya'nın yerel bir gazeteye verdiği demecinde, 'Ardahanlı seçmeni tehdit ederek, evet istemiştir' dediği açıklamasına şöyle devam etti. Kaya'nın yerel bir gazetede çıkan haberini okurken bugüne kadar yaptığı hizmetler çok büyük hizmetlermiş gibi gösterip, referandumda evet demesek, hizmetler durur' demesi şeklinde bir açıklama yapmıştır. Ki kendisi bu memlekete 25 yıldır milletvekili olduğunu bilmemize karşın Ardahan'ın durumu ortadadır. Sayın Kaya'nın Ardahan'a yapılan hizmetleri görmek istiyorsa dönüp, DSP hükümeti döneminde yapılan hizmetleri bir göz atması gerekir. DSP Hükümeti döneminde Türkiye'de bir ilk olan Ardahan'ın 5 ilçesinde Yatılı Çok Programlı Lise yapılmıştır. AKP İktidar olduktan sonra Erzurum bölgeye çektiği Köy hizmetlerinin araç parkı baştan aşağı yenilenmiştir. Tüm köy yolları staplize edilip, elden geçirilmiştir. Köylerin tümüne su verilmiştir. Ecevit'in bizzat imzasıyla Aktaş sınır kapısının açılması için Gürcistan'a 10 Milyon $ yardım yapılmış, (ancak AKP bir ok önemli konu gibi bunu da takip etmemiştir.), Ardahan Kalesi 400 Milyon lira ile restore edilmiş, YİBO'lar onarılıp, eğitimin alt yapısı bizim dönemimizde yapılmıştır. Bugün Üniversiteye devir edilen Çıldır gölü kenarında ki Göle tesisleri DSP iktidarı döneminde yapılmış, zamanın bakanı Fikret Ünlü tarafından açılışı yapılmıştır. Yanlızçam Uğurlu Dağ Kayak tesislerine DSP Hükümeti döneminde 3 Milyon $ ödenek çıkarılmış, ancak bu ödenekte diğer birçok ödenek gibi AKP iktidarında ortadan kayıp edilmiştir. Bu ve buna benzer birçok hizmeti Saffet Kaya yada 8 yıllık AKP iktidarı yapmamıştır. Bu millet seni 25 yıla yakındır seçiyorsa, senden hizmet beklediği içindir. Ki sende hizmet etmek zorundasın. Sayın Kaya'ya soruyorum referandumda hayır çıkarsa ve çıkacağıda kesindir. Bundan sonraki hizmetleri Artvin'e mi, başka bir yere mi yönlendirecektir. Buradan Sayın kaya ve diğer kamu çalışanlarına sesleniyorum. Artık bırakın millet kendi özgür iradesiyle oyunu kullansın herkes sandıkta çıkacak sonuçları saygıyla karşılamalı ve seçmeni tehdit etmeden, kumanya, battaniye, kilim dağıtmadan oyunu kullanmasına izin vermelidir.' dedi. Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

 

**Boykot BDP için değil Vekiller içinmiş!..

Ardahan’ın iki milletvekili olan Saffet Kaya ve Ensar Öğüt’e kızgınlıklarını ortaya koymak için 12 Eylül’de sandık başına gitmediklerini belirten seçmenlerin sayısının hiçte az olmadığı görüldü ..

12 Eylül’de yapılan Anayasa Referandumuna sandık başına gitmeyen Ardahanlı seçmenlerin Ardahan siyaset arenasında yıllardır görünen iki isime tepkili için sandığı boykot ettikleri ileri sürüldü. İki siyasetçi dolaysıyla referandumda sandıklarının başına gitmediklerini belirten birçok Ardahanlı seçmen, ‘evet’ yada ‘hayır’ oylarını kendi hanelerine yazdırma hesaplarını yapan iki siyateçinin kendilerinden anlamlı bir mesaj alması için sandıklara gitmediklerini ve oy kullanmadıklarını gözlenmektedir. 20 yıldan fazladır Ardahan Milletvekilleri olmalarına karşın Ardahan’da halen evleri olmayan iki milletvekilinin bu süre için de Ardahan’a ne verdiklerini şöyle dönüp Ardahan’a bakmakla mümkün olduğunu belirten Ardahanlılar, seçimden seçime kapılarını çalıp, ‘canım, cicim, dostum, babam, anam’ diyenlere güzel bir ders vermenin tek yolu ve de alternatifinin sandık başına gitmeyip, oy kullanmamak olduğuna inandıklarını belirtmekteler. ANAP’ta siyaset başlayıp, önce DYP, ardından AKP’de yıllardır Ardahan’da milletvekili olan Saffet Kaya’nın ve onun gibi Ardahan dışında gelip iki dönemdir milletvekili olan CHP’li Ensar Öğüt’ün referandum sonucunu kendi hanele rine yazmayı hedeflediklerini belirten Ardahanlı seçmenler, buna fırsat vermemek için 12 Eylül’de yapılan Anayasa Referandumunda sandığa gitmeyip, oy kullanmamayı ciddi ciddi düşündüklerini ve bunu gerçekleştirdiklerini belirtirlerken, bu davranışın mevcut siyasilere ve vekillere en güzel bir mesaj olacağına inandıklarını dillendirdikleri görüldü.



www.kuzeyanadolugazetesi.com
Bu Haber 10259 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.